6 Eylül 2016 Salı

Kitap Yorumu : Ustam ve Ben - Elif Şafak

Herkese Merhaba !
Eylül ayının ilk kitap yorumu ile karşınızdayım . Kısa bir süre evvel okumuş olduğum Ustam ve Ben , aslında okuduğum ikinci Elif Şafak kitabı . Bu blog'u açarken her tarza hitap etmeli yazdıklarım diye düşünmüştüm , annemin kitaplığından alıp bir çırpıda okuduğum Ustam ve Ben kitap yorumumu da Türk edebiyatı severlere ithaf ediyorum .

Aslında yanlızca Türk edebiyatı sevenler değil ,herkesin severek okuyacağını düşünüyorum bu romanı .
İlk çıktığında acımasız ve sert eleştiriler gelmişti , ayrıca tarihi olduğu gibi yansıtmadığı suçlaması vardı ama yazar zaten sonsözünde kurgu sebebiyle yaptığı değişiklikleri belirtmiş . Ayrıca kitabı yaşıyormuş gibi hissetmenizi sağlayacak betimlemeleriyle ve sürükleyici hikayesiyle de okuyucuların takdiri kazanılmış .
Osmanlı tarihi ilgi alanıma girmese bile beni derinden etkiledi hem . Cihan ve Çota'nın hikayesi , Cihan'ın Mihrimah sultana karşıu duyduğu karşılıksız sevgi ve en sonunda karşılaştığı ihanet ...
Kitabın sonunu tahmin etmek gerçekten imkansız , vereceğim ipuçları ise spoiler içerme riski taşıdığından yerini kitap arka kapağına bırakıyor :


Öğrenme aşkıyla geçti ömrümüz, aşkı öğrenemesek de…

Tarihimizin en önemli ve çalkantılı dönemlerinden biri olan 16. yüzyılda İstanbul… Hindistan'dan gelen beyaz bir fil ve onun sırlarla dolu bakıcısı: Çota ile Cihan. Filbaz aynı zamanda bir üstadın çırağı. Ustası ise Sinan. Bu toprakların yetiştirdiği en büyük mimar.

Elif Şafak'ın muazzam hayal gücü ve zengin diliyle Osmanlı tarihinin derinliklerine doğru şaşırtıcı bir yolculuğa çıkıyoruz. Karşılıksız bir aşk, iktidar kavgaları, yobazlığın ortasında yeşeren sanat ve beklenmedik bir ihanet…

Bir tarafta bilime ve öğrenmeye inananlar, bir tarafta gelişmeyi durduranlar... Ustam ve Ben, tarihi kişiliklerin, camilerin, kütüphanelerin, türbelerin, köprülerin resmigeçit yaptığı, rengârenk, canlı, sürprizlerle dolu bir dönem hikâyesi…

Öyle bir hayal dünyası ki içindeki konular ve tartışmalar günümüze dair de çok şey söylüyor. Uzun süre hafızalardan silinmeyecek, çok konuşulacak bir roman.

"İstanbul dediğin unutkanlıklar şehri. Orada her şey suya yazılmış. Ustamın eserleri hariç, onunkiler taşa kazınmış. O taşlardan birine bir sır sakladık. Çok zaman geçti üzerinden, nice alametler birikti ama hâlâ orada olmalı, bıraktığımız noktada. Bilmem bulan çıkar mı? Bulsa bile anlar mı? Ustamdan geriye kalan yüzlerce eserden ve binlerce, binlerce taştan bir tanesi var ki, altında gizli Arzın Merkezi."



 Ve şimdi de karşınızda çeşitli gazete yazarları ve onların bu kitap hakkında düşünceleri :

 Dünü bugüne getiren başarılı bir roman.
-Doğan Hızlan, Hürriyet-

İnsanın "kendi"ne yaptığı o en zorlu yolculuğa, ince bir tasavvuf damarından geçen derin bir anlatımla yeni güzergâhlar açıyor Elif Şafak.
-Filiz Aygündüz, Milliyet-

Sayısız renk ve aşkın iç içe geçtiği şahane bir serüven.
-Aycan Aşkım Saroğlu, Cumhuriyet Kitap-

Elif şaşırtıcı bir ustalıkla bambaşka bir hayal dünyasına taşıyor okurlarını.
-Hakan Çelik, Posta-

Ustam ve Ben'i yavaş yavaş okuyun. Romandaki masal tadı hiç bitmiyor.
-Tülay Gürler Kurtuluş, Vatan-

Yaratıcılığına, çalışkanlığına şapka çıkarttım.
-Ayşe Arman, Hürriyet-

Aynı bir çiçek dürbününe baktığınız gibi, her farklı açıdan size başka bir öykü anlatıyor.
-Elif Tanrıyar, Milliyet Kitap-

Kitabı bir solukta okudum. Bittiğinde farklı bir Osmanlı tarifi bulmanın huzuru vardı içimde, üstelik harika bir Türkçe ile.
-Feyzan E. Top, Dünya Kitap-

Yazar, daha önceki romanlarında olduğu gibi daha çok sesini duyuramayanların, azınlıkların, ezilmişlerin ve dışlananların, bir anlamda okuyucusunun iç sesi olmuş.
-Müge Akgün, Radikal Kitap-

Elif Şafak'ı yakından tanıyınca neden çok okunduğunu daha iyi anlıyorsunuz. Sadelik, dürüstlük, şeffaflık, hoşgörü ve en önemlisi huzuru, satır aralarında olduğu gibi sohbetinde de fazlasıyla bulabiliyorsunuz...
-Abbas Güçlü, Milliyet-

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder